ASAYİŞ · GÜNDEM

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Bu Dünyaya Kök Salmaya Çalışan İnsanlar

Gözünüzü kör eden o hırs perdesini yırtın. Çünkü ne kadar koşarsanız koşun, varacağınız yer aynı toprak. Ve unutmayın, içinden sağ çıkamayacağınız bir hayatı, başkalarının canını yakarak yaşamak sadece zavallılıktır.

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Bu Dünyaya Kök Salmaya Çalışan İnsanlar
Yazı Boyutu:
100%

Sokakları, plazaları, vitrinleri ve ekranları dolduran insan kalabalığına baktığınızda ne görüyorsunuz? Ben söyleyeyim: Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya kök salmaya çalışan, bitmek bilmeyen bir para hırsıyla koşturan, doymak bilmez bir iştahın esiri olmuş ruhlar.

Sanki bu dünya bir han değil de ebedi bir saraymış gibi, sanki cebimizde götürebileceğimiz tek bir kuruş varmış gibi bir yarışın içindeyiz. En acısı da ne biliyor musunuz? İnsanoğlu kendi hayatını biraz daha lüks, biraz daha "görkemli" kılabilmek uğruna, başkalarının hayatlarını yakıp yıkmaktan, kalpleri ezip geçmekten zerre miktar çekinmiyor. Güçlünün zayıfı yuttuğu, paranın vicdanı satın aldığı bu vahşi düzende, herkes kendi konforunun celladı haline gelmiş durumda.

Oysa dönüp aynaya ve ardından gökyüzüne bakarak kendimize sormanı zamanı geldi: Bu neyin hırsı, kimin savaşı?

Tam da bu noktada, kulaklarımıza küpe yapmamız, hatta hayatımızın tam merkezine çivilememiz gereken o muazzam söz devreye giriyor:

"Fazla ciddiye alma bu hayatı insanoğlu... Çünkü içinden sağ çıkamayacaksın."

Büyük Yanılgı: Toprağa Değil, Paraya Tapmak

Ebcedin sırlarına, rakamların evrendeki o muazzam dizilimine ya da yıldızların bize fısıldadığı kadim bilgilere baksanız da göreceğiniz tek bir hakikat vardır: Denge ve Döngü. Evrendeki hiçbir güç, hiçbir element sonsuza kadar biriktirmek üzerine kurulmamıştır. Ateş her şeyi yakar ama sonunda kendisi de kül olur. İnsan da böyledir; biriktirdiği paraların, yıktığı hayatların ve hırslarının küllerinde boğulur.

Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak döneceğiz. Bugün başkalarının hayatını yakarak elde ettiğiniz o gücün, o banka hesaplarının, o ihtişamlı binaların hiçbir hükmünün kalmayacağı o kaçınılmaz an, hepimize bir nefes kadar yakın. İçinden sağ çıkamayacağımız bu kısa simülasyonda, arkamızda bırakacağımız tek şey yıktığımız hayatların ahı ya da dokunduğumuz kalplerin duası olacak.

Suçlu Belli: Sınırsız Hırs

Bu köşe yazısından açıkça ilan ediyorum: Bugün dünyayı yaşanmaz hale getiren, doğayı katleden, insanı insana kırdıran şey kaynakların azlığı değil, insanın dur durak bilmeyen açgözlülüğüdür. Kendi küçük dünyasını güzelleştirmek için başkalarının dünyasını cehenneme çeviren herkes bu suçun ortağıdır.

Hayatı ciddiye almayın derken, sorumluluklarınızı boş verin demiyorum. Aksine; parayı, makamı, mülkü tanrılaştırmayı bırakın diyorum. Bu bir oyun, evet. Ve bu oyunun sonunda şah da piyon da aynı kutuya giriyor.

Gözünüzü kör eden o hırs perdesini yırtın. Çünkü ne kadar koşarsanız koşun, varacağınız yer aynı toprak. Ve unutmayın, içinden sağ çıkamayacağınız bir hayatı, başkalarının canını yakarak yaşamak sadece zavallılıktır.


"Fazla ciddiye alma bu hayatı insanoğlu... Çünkü içinden sağ çıkamayacaksın."

Ne kadar biriktirirseniz biriktirin, ne kadar yakıp yıkarsanız yıkın; oyun bittiğinde şah da piyon da aynı kutuya giriyor. Günün sonunda arkamızda bırakacağımız tek şey, yıktığımız hayatların ahı ya da dokunduğumuz kalplerin duası olacak. Hırslarınızın sizi esir almasına izin vermeyin.

Aydan Yıldırım

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!