ASAYİŞ · GÜNDEM

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Elalem Konuşsun, Cani Utansın: Suçlunun Yüzünü Neden Saklıyoruz?

Bir zamanlar toplumun sessiz ama güçlü bir adalet mekanizması vardı: “Elalem ne der?” Bugün ise suçlunun yüzünü saklıyor, adını baş harflerine indiriyor, mağdurun sesini ise çoğu zaman duymazdan geliyoruz. Peki suçluyu korurken toplumun vicdanını kim koru

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Elalem Konuşsun, Cani Utansın: Suçlunun Yüzünü Neden Saklıyoruz?
Yazı Boyutu:
100%
Eskiden mahallelerimizde adını koymadığımız ama gücünü her an hissettiğimiz en büyük adalet mekanizması işlerdi: "Elalem ne der?"

İnsanlar sadece kanundan, hapisten ya da cezadan korktukları için değil; komşusunun yüzüne bakamayacağı, toplumdan aforoz edileceği ve yalnızlığa mahkûm kalacağı için kötülükten ve ahlaksızlıktan uzak dururdu. Toplum, suçluyu da ahlaksızı da tespit ettiği an damgayı vurur, arasına almaz, yalnızlaştırarak adeta kendi adaletini sessizce tecelli ettirirdi. Birey, toplumun o çelik gibi ayakta duran omurgası karşısında "iyi ve dürüst" olmak zorunda kalırdı.

Peki ya bugün?

Bugün öyle bir noktaya geldik ki, suçlunun ve caninin yüzünü bile ekranlarda kapatıyoruz. İbreti alem olsun diye teşhir edilmesi gerekenlerin ismini baş harflerine sığdırıp, haklarını korumak adına adeta etraflarında hukuki bir kalkan oluşturuyoruz.

Suçluya gösterilen bu hassasiyet, mağdurun ve toplumun vicdanına indirilen en ağır darbedir. Ahlaksıza, caniye, toplumun huzurunu bozan zorbalara ses çıkaramaz hale getirildik. Suçlunun fotoğrafını açıkça basmak suç, ismini yazmak yasak, teşhir etmek 'insan hakları ihlali' sayılır oldu.

Suçlunun "kişisel verisini" koruma sevdası, toplumun huzurunu ve vicdanını yok etti. Yüzünü sakladığınız her cani, aramızda rahatça dolaşmaya ve yenilerini cesaretlendirmeye devam ediyor.

Toplumun o eski, caydırıcı ve ahlaki baskısını özlüyoruz. Suçlunun saklandığı, mağdurun ise sessizliğe gömüldüğü bu düzen sürdürülemez. Bırakın elalem yine konuşsun, bırakın suçlu toplumun yüzüne bakamayacak hale gelsin. Vur gitsin kaleminle; çünkü susarak koruduğumuz her ahlaksızlık, yarın kendi kapımızı çalacak.

Suçlunun yüzünü kapatıyoruz.
İsmini baş harflerine sıkıştırıyoruz.
Kişisel verilerini koruyoruz.

Peki mağdurun hakkını kim koruyor?
Toplumun huzurunu kim koruyor?
Çocuklarımızın güvenliğini kim düşünüyor?

Suçluyu koruyayım derken
toplumun vicdanını kaybetmeyelim.

Bırakın elalem yine konuşsun.

Çünkü bazen bir insanı durduran şey
kanundan önce toplumun vicdanıdır.

Ve unutmayalım:

Susarak koruduğumuz her ahlaksızlık,
bir gün kendi kapımızı çalabilir.

Aydan Yıldırım’ın kaleminden

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!