Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Geniş yollarıyla övünen Kayseri'yi kim, neden tam ortasından ikiye böldü?
Kayseri Sacrificed to Wide Roads: The Tramway Flaw Splitting Sivas Boulevard and the Subway Reality
Bir şehre yapılabilecek en büyük kötülük, onun en büyük avantajını elinden almaktır. Kayseri, Türkiye’nin en geniş, en planlı ve geleceğe en uygun bulvarlarına sahip olmakla övünen bir kentti. Ancak bu övünç, toplu taşıma adı altında cadde ortasına kondurulan demir raylarla, yani tramvay (hafif raylı sistem) tercihiyle büyük bir darbe aldı. Bugün özellikle Sivas Bulvarı hattına baktığımızda gördüğümüz manzara nettir: Genişliğiyle göz dolduran Kayseri, tramvay bariyerleriyle tam ortasından ikiye bölünmüş, yayalarla caddenin, esnafla karşı kaldırımın bağı acımasızca kesilmiştir.
Peki, bu bir zorunluluk muydu? "Zaten alternatif otobüs hatları varken, ulaşım sorunu yaşanmayan Sivas Bulvarı’nı neden ortadan ikiye böldünüz?" sorusunun arkasında haklı bir feryat var. Çevre yollarından dolaştırılarak uzak mesafeleri (İldem’i, Organize Sanayi’yi, Talas’ı) ana arterleri tıkamadan şehre bağlayabilecek bir sistem yerine, şehrin tam kalbi yarıldı. Oysa bu şehrin hakkı, çağdaş dünya kentlerinde olduğu gibi yerin altından giden bir Metro sistemiydi.
İşte tam bu noktada, yıllardır Kayseri halkına sunulan o meşhur bahaneyle karşılaşıyoruz: "Kayseri’nin altı su kaynıyor, zemin çürük, jeolojik yapı metroya uygun değil!"
Peki, bu teknik bir gerçek mi, yoksa maliyetten kaçanların sığındığı bir jeolojik bahane mi?
Jeoloji mühendislerinin zemin etütleri ve sondaj raporları bize gerçeği söylüyor: Kayseri merkezinin, özellikle Sivas Bulvarı aksının alt yapısında Erciyes’in volkanik tüfleri ve yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu doğrudur. Kayseri Ovası, eski jeolojik dönemlerde bir göl tabanı olduğu için yerin altına indikçe yüksek alüvyon ve su çıkmaktadır. Ancak 21. yüzyılın tünel açma teknolojisinde (TBM - Tünel Açma Makineleri) yeraltı su seviyesi artık bir engel değil, sadece basit bir maliyet unsurudur!
Bugün denizin altından Marmaray’ı geçiren, balçık zeminlerin üzerine gökdelenler diken mühendislik dehası, Kayseri’nin altındaki suya mı teslim olacaktı? Londra, Paris veya Amsterdam gibi altı tamamen su ve balçık olan dünya başkentleri yüz yıl önce metrolarla örülmüşken, Kayseri’de "alttan su çıktı" demek, vizyonsuzluğu örtbas etmektir.
Mesele zeminin uygunsuzluğu değil, metronun tramvaya göre yapım maliyetinin çok daha yüksek olmasıydı. Yani kolay olan, ucuz olan seçildi; paraya kıyılıp yerin altına inilmedi ve faturayı geniş caddeleri bariyerlerle bölünen, trafiği kilitlenen Kayseri halkı ödedi.
Sonuç olarak; otobüs hatlarının zaten vızır vızır işlediği Sivas Bulvarı'na tramvay döşeyip şehri ikiye bölmek bir ulaşım dehası değil, şehircilik hatasıdır. Şehrin alt yapısı metroya uygun değildi yalanı, bugünün teknolojisinde geçerliliğini yitirmiştir. Kayseri yerin üstündeki genişliğini tramvaya kurban etmiş, yerin altındaki metroyu ise bir hayal olarak gömmüştür. Toprağın ve bilimin gerçeği budur!
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!