Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Devletin Mert Çehresi: Vali Gökmen Çiçek’in İlmi Sima Anatomisi
Yerde adaletle hükmedenlerin gökteki mükafatı her zaman büyüktür; bu çehre, Türk’ün o özlenen mert ve gaddar olmayan, adil ahlak yasasının (Töresinin) günümüzdeki en berrak aynasıdır!
Kayseri Valisi Sayın Gökmen Çiçek’in çehresini kadim Kıyafet İlmi (Fizyonomi) ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname ölçüleriyle masaya yatırıyorum. Rotamızı bugün vazifesini hakkıyla yapan, koruyan, kollayan ve mazlumun elinden tutan bir çehreye; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’e çeviriyoruz...
Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’si ve kadim İlmi Sima haritaları bize açıkça söyler: Devletin yükünü omuzlayan liderlerin ruhu, ilk bakışta çehrelerine bir "Kut" mührü olarak kazınır.
İşte kadim ölçülere göre Vali Gökmen Çiçek’in feraset ve karakter anatomisi:
1. Alındaki Hizmet Çizgileri ve Geniş İdrak Ufku
Sayın Valimizin alnı; düzgün, geniş ve yukarıya doğru mutedil bir biçimde açılan bir geometriye sahiptir. Marifetname’de bu tarz bir alın yapısı için "Geniş ve açık alın, yüksek idrakin, felsefi derinliğin ve toplumsal sorumluluk şuurunun alametidir" şerhi düşülür. Alnındaki o dinamik ve derin çizgiler, masa başında oturup dünyayı izleyen pasif iyilerin değil; sahada, depremde, selde, halkın en zor anında bizzat göçük altında, çamurda milletinin yanında olan faal bir iradenin izleridir. Bu alın, menfaatlerin değil, kitlelere nizam verme ülküsünün haritasıdır.
2. Bakışlardaki Samimiyet ve Keskin Feraset Dengesi
Vali Gökmen Çiçek’in göz yapısı, dikkati doğrudan üzerine çeken, sıcak ama aynı zamanda son derece uyanık ve keskin bir karakter taşır. İlmi Sima’da göz kapaklarının nizamı ve bakışlardaki o canlı parıltı, ruhun temizliğine ve yüksek sezgi gücüne delalet eder.
Bu çehredeki gözler merhametle ısınmış, fıtrata duyarlı gözlerdir. Kadim töre der ki: "Bakışında şefkat ve celal (sertlik) dengesi olan kişi, adaletle hükmedendir; o, düşküne el uzatırken hainin karşısında bükülmez bir kalkan olur."
3. Burun ve Çene Hattındaki Mertlik ve Eğilmez İrade
Yüzün adalet omurgasını oluşturan burun yapısı mutedil, düzgün ve yüzün diğer azalarıyla tam bir tenasüp (uyum) içindedir.
Marifetname’de kemikli, düz ve orantılı burun hatları için "Doğruluktan şaşmayan, hür fıtratlı, tasmaya boyun eğmeyen mert şahsiyet" tanımı yapılır. Bu fıtrat, çene yapısındaki o bükülmez sertlikle birleştiğinde, devlet ciddiyetini ve sözünün arkasında duran sarsılmaz devlet adamlığını mühürler. Dudaklarındaki o samimi tebessüm ise kelamındaki zehirsizliğin, halkıyla kurduğu o riyasız, menfaatsiz saf bağın fiziki tezahürüdür.
4. Saç Yapısı: Tevazu ve Berrak Akıl
Marifetname’de saçın yapısı ve sertliği doğrudan mizaç dengesiyle ilişkilendirilir. Sayın Valimizin saçlarının mutedil, yumuşak dokulu ve canlı yapısı, kadim kıyafetnamelerde "Mizacı mutedil, düşünceleri berrak, kitlelere karşı şefkatli ve adil olan" devlet adamlarının ortak özelliğidir.
Ne tiranların o sert ve dik kafalılığını gösteren inatçı saç yapısı ne de zayıflık göstergesi olan sönüklük vardır. Bu saç yapısı, kriz anlarında soğukkanlılığı koruyabilen, halkın derdiyle dertlenirken kibirden uzak duran bir zihni idraki temsil eder.
5. Kulak Morfolojisi: Adalet İşitmesi ve Protokol Zekası
İlmi Sima’da kulaklar, bir idarecinin bilgiyi nasıl işlediğini ve adaleti nasıl dinlediğini gösterir. Sayın Valimizin kulak hatlarının mutedil büyüklükte, başa paralel ve kıkırdak yapısının belirgin olması, kadim ilimde "Sözü dinleyen, hakikati ayırt eden, rüşvete ve fitneye kulağını tıkayıp mazlumun feryadını işiten" fıtrata işaret eder. Bu kulak yapısı, devletin üst düzey idari zekasını, protokol kabiliyetini ve duyduğu hiçbir manipülasyona aldanmadan doğrudan öze odaklanan o keskin feraseti doğrular.
6. Bakışlardaki "Feraset" ve "Hiddet ve Adalet" Dengesi
Fotoğrafta "Göz: Feraset" olarak mühürlenen o bakışlar, dikkati doğrudan üzerine çeken, sıcak ama aynı zamanda son derece uyanık ve keskin bir karakter taşır. Katillerin o buz gibi, sabit ve donuk bakışlarının aksine; bu çehredeki gözler merhametle ısınmış, fıtrata duyarlı gözlerdir.
Ancak elmacık kemiklerine ve şakaklara doğru uzanan "Sima: Hiddet ve Adalet" hatları, bu şefkatin arkasında yatan o sarsılmaz devlet celalini gösterir. Kadim töre der ki: "Bakışında şefkat ve celal dengesi olan kişi, adaletle hükmedendir; o, düşküne el uzatırken hainin, sahtakarın ve menfaatçinin karşısında bükülmez bir kalkan olur."
7. "Mustaş: Şecaat" (Bıyık ve Ağız Hattı) ve Mert İrade
Görselde tam yerinden vurulan "Mustaş: Şecaat" yani bıyık yapısı, Türk devlet geleneğindeki o alp ve şecaat (cesaret) ruhunun doğrudan çehreye vurmuş halidir. Üst dudağı mutedil bir biçimde sarmalayan bu yapı, sözünün arkasında duran, vaat ettiğini yerine getiren ve eğilmeyen bir iradeyi simgeler.
Burun ve çene hattındaki o muazzam tenasüp (uyum), Marifetname’de "Doğruluktan şaşmayan, hür fıtratlı, tasmaya boyun eğmeyen mert şahsiyet" olarak tanımlanır. Dudaklarındaki o samimi tebessüm ise kelamındaki zehirsizliğin, halkıyla kurduğu o riyasız, menfaatsiz saf bağın fiziki tezahürüdür.
Yerde adaletle hükmedenlerin gökteki mükafatı her zaman büyüktür; bu çehre, Türk’ün o özlenen mert ve gaddar olmayan, adil ahlak yasasının (Töresinin) günümüzdeki en berrak aynasıdır!
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!