ASAYİŞ · GÜNDEM

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Bu ülkede çalışarak para kazanmaya çalışan tek kişi ben miyim?

Aydan Yıldırım'ın Kaleminden... Bu ülkede çalışarak para kazanmaya çalışan tek kişi ben miyim?
Yazı Boyutu:
100%

Birileri sabahın köründe işe gidiyor, birileri akşama kadar dirsek çürütüyor, birileri de telefon ekranına bakarak servet hayali kuruyor. Sonra bir bakıyorsun, hayaller fon olmuş, paralar buharlaşmış, geriye de koca bir “Ben şimdi ne yapacağım?” sorusu kalmış.

Bazen oturup düşünüyorum da bu ülkede çalışarak para kazanamayan tek ben kaldım sanırım!

Sabah kalk, hazırlan, işe git, koştur, yorul, haber peşinde koş, akşam eve dön… Ay sonunda eline geçen parayla faturaları sıraya diz. Elektrik bir tarafta, su bir tarafta, mutfak masrafı kapıda… Daha maaş cebe girmeden paranın kimlere uğrayacağı belli!

Ama gel gör ki başka bir dünya var.

O dünyada insanlar bir tıkla zengin olmayı bekliyor. Bir fon çıkıyor, ardından bir vaat geliyor. Birileri kazançtan söz ediyor, birileri fırsattan bahsediyor. Herkesin dilinde aynı cümle:

“Bu fırsat kaçmaz!”

Hakikaten kaçmıyor zaten… Fırsat kaçmıyor da bazen insanın parası kaçıyor!

Sonra ne mi oluyor?

Başlangıçta herkes finans uzmanı. Herkes ekonomist. Herkes yatırım gurusu… Birkaç grafik, iki tane yabancı kelime, biraz da süslü cümle. Tamamdır! Artık karşımızda piyasaların dilinden anlayan bir profesyonel var!

Peki, işler tersine döndüğünde?

O çok konuşanlar bir anda sessizliğe bürünüyor. Dün kazanç hesabı yapanlar bugün telefonlara cevap vermiyor. Dün insanlara yol gösterenler, bugün ortalıkta görünmüyor.

Parayı yatırırken herkesin yüzü gülüyor da para kaybolunca neden herkes birbirini aramaya başlıyor?

İşte benim asıl merak ettiğim soru bu!

Bu ülkede alın teriyle para kazanmak giderek zorlaşırken, insanlara kolay kazanç hayali satanların işi nasıl bu kadar kolay olabiliyor?

Elbette her fon dolandırıcılık değildir. Yatırımın doğasında risk vardır. Piyasalar yükselir de düşer de… Her zarar dolandırıcılık anlamına gelmez. Ama ortada insanları yanıltan, gerçek dışı kazanç vaatleriyle para toplayan ya da insanların güvenini kötüye kullananlar varsa, orada sorulması gereken ciddi sorular vardır.

Çünkü insanların birikimi dediğin şey, öyle grafiklerde görünen sıradan rakamlardan ibaret değildir.

Kimi yıllarca biriktirmiştir. Kimi çocuğunun geleceği için kenara koymuştur. Kimi ev almak için dişinden tırnağından artırmıştır. Kimi de belki ilk kez rahat bir nefes alabilmenin hayalini kurmuştur.

Birilerinin umutlarını kazanç kapısına çevirmek, sonra da ortadan kaybolmak öyle basit bir mesele değildir.

Ama bizde bazen öyle bir düzen kuruluyor ki insan çalışarak para kazanmayı değil, parasını kime kaptırmayacağını düşünmek zorunda kalıyor.

Üstelik para kaybeden insana bir de akıl verenler çıkıyor:

“Niye güvendin?”
“Niye para yatırdın?”
“Biraz araştırsaydın!”

Peki, insanları yanıltmak için türlü yöntemler geliştirenler ne olacak? Güven kazanmak için uğraşanlar, gerçek dışı vaatlerde bulunanlar, başkalarının emeğini kendi kazancına dönüştürmeye çalışanlar ne olacak?

Sorumluluk sadece parasını kaybeden insanın mı?

Bence artık şu kolay kazanç masallarını biraz daha dikkatli dinlemenin zamanı geldi. Çünkü hayatta bedava peynirin nerede bulunduğunu hepimiz biliyoruz ama nedense konu para olunca fare kapanını unutuyoruz!

Ben mi?

Ben yine çalışmaya devam edeceğim. Haber peşinde koşacağım, yazacağım, çizeceğim, yorulacağım. Belki bir gecede zengin olmayacağım ama en azından sabah uyandığımda paramın hangi gizemli fonun içinde kaybolduğunu düşünerek güne başlamayacağım.

Gerçi insan bazen kendini de sorguluyor…

Herkes bir şeylerden kazanıyor gibi görünüyor. Kimi fondan, kimi yatırımdan, kimi bir gecede değişen piyasalardan söz ediyor. Ben hâlâ emeğimin karşılığını almanın peşindeyim.

Yoksa bu ülkede çalışarak para kazanmaya çalışan tek kişi ben miyim?

Şaka bir yana, mesele zengin olmak değil. Mesele, kimsenin başkasının emeğini, birikimini ve güvenini fırsat bilmemesi.

Çünkü alın teriyle kazanılan para yavaş birikir ama insanın içine siner. Başkasının umuduyla kazanılan paranın hesabı ise bir gün mutlaka sorulur.

Ben köşemi yazayım, siz paranızı kime emanet ettiğinizi iyi düşünün.

Ve sevgili kolay kazanç vaatçileri…

Bir gün herkesin hesabı kapanır. Ama bazı hesaplar banka ekranında değil, adaletin önünde kapanır!

Aydan Yıldırım

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!